Hâdi Baba Özel Kukla Kebap
İmzamız: tereyağı, yoğurt, özel sos ve bulgur pilavı ile sunulan İskender usulü kukla kebap.
Hazırlık
25 dk
Kalori
680 kcal
Mutfak
Türk
Malzemeler
- Dana but eti
- Köy tereyağı
- Süzme yoğurt
- Özel domates sosu
- Pide ekmeği
- Bulgur pilavı
- Kıtır turşu
Açıklama
Hâdi Baba Özel Kukla Kebap, 1958 yılında ustamız Hâdi Poyrazoğlu tarafından hayata geçirilen ve bugün üç kuşağın elinden geçerek mükemmelleşen restoranımızın simge yemeğidir. Bu özel kebap, Türk mutfağının en nadide tekniklerini bir araya getirerek Ankara damak zevkine sunmaktadır.
Yemeğin temelinde her sabah taze seçilen, yağ oranı dengelenmiş dana but eti yer alır. Et, özel bir yatay şişe dizilir ve yavaş dönerek kendi yağında eşit biçimde pişirilir. Bu teknik, dışında oluşan hafif karamelize kabuğun içindeki nem ve lezzeti korumasını sağlar. Pişen et, ustanın bileğindeki kırk yıllık deneyimin yansıması olan o karakteristik ince kesimle pide ekmeğinin üzerine yerleştirilir.
Kebabın ruhunu tamamlayan ise yöresel süt çiftliklerinden günlük temin edilen köy tereyağıdır. Servis sırasında saf bakır tavada eritilen tereyağı, köpürme noktasına geldiği an doğrudan etin üzerine dökülür. Mutfaktan sofraya taşınan bu ses ve koku, yemeğin bir deneyime dönüştüğünün ilk habercisidir.
Üzerine dökülen özel domates sosu; taze domates, pul biber, kekik ve gizli baharatlardan oluşan, saatlerce kısık ateşte demlenmiş bir sos olup kebabın ağırlığını hafifletirken lezzetini derinleştirir. Yanında sunulan süzme yoğurt ise doğrudan sahadan alınan tam yağlı sütün bezlerde süzülmesiyle elde edilir; kıvamı, asitliği ve kremsi dokusuyla piyasadaki ürünlerden belirgin şekilde ayrılır.
Bulgur pilavı, kebabın yanındaki en önemli tamamlayıcıdır. Tereyağında kavrulduktan sonra et suyuyla pişirilen iri yarma bulgur; hem doyurucu hem de kebabın sosunu emecek kıvamda hazırlanır. Son olarak masaya gelen kıtır ev turşusu, tüm bu zengin lezzetleri dengeleyen ferahlatıcı dokunuşu sağlar.
Hâdi Baba Özel Kukla Kebap; tek bir tabakta Anadolu'nun binlerce yıllık mutfak geleneğini, ustanın maharetini ve aileden aileye geçen sırrı barındırır. Bu tabağı tatmak, yalnızca bir öğün değil, Ankara'nın 68 yıllık lezzet tarihinin bir parçasına dokunmaktır.


